Bi Küçük Eylül Meselesi Yorumları

Bu yazımızda sizlere, Bi Küçük Eylül Meselesi ile ilgili bilgilerden söz ederek, Bi Küçük Eylül Meselesi güzel mi sorusunun yanıtları arasında yer alan Bi Küçük Eylül Meselesi yorumları, ve Bi Küçük Eylül Meselesi eleştirilerinden söz edeceğimizi belirtmemiz gerekmektedir. Eğer siz de hala Bi Küçük Eylül Meselesi’ni izlemeyenler arasında yer alıyor, ve Bi Küçük Eylül Meselesi hakkında duyduklarınızdan sonra Bi Küçük Eylül Meselesi yorumları, ve Bi Küçük Eylül Meselesi eleştirilerini okumak istiyorsanız, hemen Bi Küçük Eylül Meselesi güzel mi sorusunun yanıtlarına bakmaya başlayalım:

Farah Zeynep Abdullah, ve Engin Akyürek Bir Küçük Eylül Meselesi’nin başrollerini paylaşırken, Ezel dizisinin yönetmenliğini üstlenen Kerem Deren de, Bi Küçük Eylül Meselesi’nin yönetmenliğini, aynı zamanda da senaristliğini üstleniyor. Bi Küçük Eylül Meselesi’nin çekildiği yer Bozcaada…
Film, hafızasının son bir aylık kısmını kaybeden mutlu kadın Eylül’ü anlatıyor. Herkes Eylül’e her şeyin normal gittiğini söylerken, Eylül bir şeylerin tuhaf olduğunu fark ederek Bozcaada’ya gidiyor, ve burada, kendisine aşık olan, bu durumdan çok da emin bir adam ile karşı karşıya geliyor. Film o kadar iyi kurgulanmış ki, izleyenler, hayatlarının geri kalan kısmını Bozcaada’da geçirmeyi çok arzuluyor. Bunun yanında, Bi Küçük Eylül Meselesi eleştirilerinin az olduğunu, ve çok fazla hata yapılmadığını da belirtelim…

“Bi Küçük Eylül Meselesi Yorumları” üzerine 1 yorum.

  1. Filmde, delidolu olan Eylül’ün içindeki duygusal kızı hep birlikte ortaya çıkarttık. Başlarda gülümseten Bi Küçük Eylül Meselesi, sonrasında neredeyse ağlatacaktı beni, ama ağlamadım. Tek’i kaybetmesinden sonra, Eylül’ün, “Özür dilerim” diyerek çaresiz ağlaması, oldukça duygulu anlar yaşattı bana.
    Bozcaada ise, kelimenin tam anlamı ile mükemmel bir yer. Kendimi gerçekten orada olmak isterken buldum, ve o denizde yüzmek istedim, zaten bir süredir denizi özlemiş durumdayım, film tuzu biberi oldu 🙂
    Beklentisiz izlemenizi tavsiye ederim, ama bir kaç eleştirim de yok değil… Bazı görüntülerin geçişleri, insana, filmin bittiğini, ya da arızalandığını düşündürecek kadar kara. Bunun yanında, Engin Akyürek saçlarını artık kestirse, Fatmagül’ün Suçu Ne izlerken de o saçlarını sevmiyordum, Bi Küçük Eylül Meselesi’ni izlerken de sevmedim. Yeter artık onu biraz da kısa saçlı görelim, çok isterse çıtçıt falan takar arada, eski saçlarını hatırlar.

Bir cevap yazın